Eskilerin bir lafı vardır. Acele giden Ecele gider diye... O zamanlarda 300km yapan arabalar mı vardı da bunu söylediler
diye düşünmek biraz saçma olacak. Ama makasa girip hayat karartanların bu konuda payı yüksek.
Konu acele etmek olunca bende acele acele yazayım bakalım kaç harf hatası yapacağım...
Aceleci bir milletiz...Kabul edelim. Veee bölümler halinde aceleliğe bir deyinilisin o zaman;
* Markete girdiniz. ve alışveriş yaptınız. Bitti mi? hayır asıl olay kasa da başlayacak. Her zaman acele ettiğinizde
markette 8 kasadan sadece ikisi çalışmakta. O zaman kuyruğa. ve sizden daha çok alışveriş yapmış birine pis pis
bakmadan duramıyorsunuz.
* Trafiğe çıktınız... Acele ediyorsunuz. Aslında rahat olabilirsiniz. Ama yok! İllaki hızlı gitmeniz gerekiyor.
Ve öndeki araç yavaş..Sahil gezisini E-5 te uyarlıyor. Deliriyorsunuz. Gerçekten aceleniz var mı?
yineliyorum yok...sakin gitmeyi başaramıyorsunuz. Size katıldığım tek nokta hızın minimum da kullanmakta fena.
* Trafikte daha çok yaşanıyor bu olay. Demin verdiğim örneğin daa farklı boyutu ; yanınızdan bir araç geçiyor.
Deli gibi...Makaslıyor...ve işte ilk tepkin; " Patlayacak ilerde...manyak mıdır nedir?" cümle bu olunca artık olay ne olur
bilemiyorum.
* Birinden çok hoşlanıyorsunuz. Onla olmak istiyorsunuz. Bunun için acele ediyorsunuz. Neden hemen olsun durumu.
Aklımda olacağına kolumda olsun mantığı. Peki hak veriyorum. Ama bir şarkı vardır...
" Acele etme aşk dediğin biraz zaman alıyor" bkz : hande yener
Ve tam tersi en yavaş ve kasıcı başlayan aşklar çok aceleci bitiyiro..
* Bir arkadaşınıza o an yaşadığınız bir şey anlatmak istiyorsunuz. Telefon ediyorsunuz...Soluk soluğasınız. Çünkü aklınızdan
cümlelerinizi topluyorsunuz. Karşıdan gelen alo temasından sonra, " Ayyy ne oldu bir bilsennn" paniği ile başlayan cümlen geliyor.
Sonrası mı; kafanızda tuttuğunuz o konu uçmuş gitmiş. Aceleci şekilde anlatıyorsunuz..Konu saptı saçmaladı...Karşıdaki de
" Aaa, Hmmm, Evet" gidi kelimelerle dinliyormış gibi yapıyor.
* Hesabınızın bulunduğu bankayı aramak...Telefonda herşeyin yapılabildiğini anlatıyorlar. Bütün işlemler. Menüyü dinlerken deliriyorsunuz.
Tuşlama delisi oluyorsunuz. Sonrasında tek karar müşteri temsilcisine bağlanmak. Ama önce şöyle bir ses geliyor. Şuanda müşteri temsilcimiz
diğer müşterilerimizle ilgilinmektedir. Fena bozuluyorunuz. " Bende müşteriyim kardeşim" diyorsunuz. iki dakika içinde temsilciye
ulaştığınızda o kadar çok aceleci anlatşıyorsunuz ki istediğinizi...karşı taraf zorlanıyor... Zorlanmak kısmı anlama ile doğru oratnılıdır.
* Taksi beklemek, taksiye binmekten daha fenadır. yanlış anlamayın. Ne kadar taksi beklerseniz ve o süre içinde gelmezse...bindiğiniz
taksinin en hızlı şekilde gitmesi iiçin inanılmaz surat yaparsınız...ama o asla sürat yapmaz...
* SEvgililerin durumu en beteri ; kadın bekletirmiş ya. Erkekte bu konuda artık, kadından farklı değil. Sonuçta bir taraf hep aceleci...
Acele etmek iyi midir? Duruma göre değişebilir....Acele etmek kişiye göre değişir...Şehirde yaşayanların en büyük sıkıntısıdır.
Çünkü bazen acele etmek için nedene ihtiyaç yoktur.
yaseminsefik@yahoo.com