Sağlık Bakanlığı'nın, 6 Mart 2010 tarihinde 'Tüp Bebek Yönetmeliği'nde yapılan değişikliğe göre, sperm bankasından sperm satın alarak hamile kalan ve böylece 'soyu belli olmayan çocuk' dünyaya getiren kişiler, "Türk soyunu koruma kanunu" gereğince yargılanabilecek, Amerika'da bir sperm bankasından sperm alarak hamile kaldığını açıklayan Sevda Demirel'e Sağlık Bakanlığı tarafından "Türk Soyunu Koruma Kanunu"na göre inceleme başlatılması ırkçı bir yaklaşım olarak değerlendirildi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan "Hangi soyu korumaya çalışıyorlar? Türkiye'de saf Türk bulamazlar" dedi.
Sağlık Bakanlığı'nın, 6 Mart 2010 tarihinde 'Tüp Bebek Yönetmeliği'nde yapılan değişikliğe göre, sperm bankasından sperm satın alarak hamile kalan ve böylece 'soyu belli olmayan çocuk' dünyaya getiren kişiler, "Türk soyunu koruma kanunu" gereğince yargılanabilecek, bu kişileri sperm bankasına yönlendiren tüp bebek merkezleri kapatılabilecek. Yönetmelik değişikliğinin dayandırıldığı "Türk soyunu koruma" gerekçesi, birçok tartışmayı beraberinde getirdi. Kanun, ırkçılığı, faşizmi ve ayrımcılığı çağrıştıran kavramlar içermekle eleştirildi. Tek başına çocuk sahibi olmak isteyen kadınların yasayla baskı altına alınmak istenmesi tepkilere yol açtı. Öyle ki, nereden ve nasıl hamile kaldığını açıklamayan kadınlara karşı bu yasanın uygulanıp uygulanamayacağı, uygulanırsa nasıl uygulanacağı soruları gündeme geldi.
Hangi soyu koruyacaklar
Bunun "insani değil, ırka dayalı ayrımcı bir yaklaşım" olduğunu belirten İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, "Hangi soyu korumaya çalışıyorlar? Türkiye'de öyle arî, saf Türk bulamazlar. Tarihte bu kadar çok savaş olmuş, göç olmuş bir coğrafyada saf ırk bulamazlar" dedi. Bu düşünce tarzının 20. yüzyılın ilk yarısında kaldığını ifade eden Türkdoğan, "Devletin tamamen etnisiteye dayalı kanunlar çıkarması insan hakları açısından doğru bir yaklaşım değil" dedi.
Yasak var ama...
Eurofertil Tüp Bebek Merkezi'nden Dr. Hakan Özörnek ise hastaların sperm bankasına gitmeleri için bir yönlendirmeye gerek duymadıklarını, internetten kolaylıkla bilgi alabildiklerini söyledi. Bu tür işlemlerin yurtdışında büyük rahatlıkla yapıldığını söyleyen Özörnek, "İnsanlar çaresiz kalınca farklı yöntemlere başvurabiliyorlar. Çoğu Avrupa ülkesinde bu yasak var ama onlarda başka ülkelere gidip çözüm arıyor" diye konuştu.
Taraf