'Euro 2008'e gidemeyince adımı milli sakata çıkarttılar. İnsanlar maalesef cahilleşebiliyorlar. 'Milli takımı sattın' yazan binlerce mesaj bile aldım. Fenerbahçe ve milli takım formasını yan yana koyarsam hiç tereddüt etmeden milli takımı seçerim. A Milli Takım'a davet edildiğimde hiç panik olmadım'
F.Bahçeli Gökhan Gönül, FourFourTwo'nun Eylül sayısına içini döktü. AKŞAM, Hilal Özyurt'un yaptığı bu harika röportajı sizler için derledi. İşte Gökhan Gönül'den bayramlık röportaj ve çarpıcı mesajlar:
- BİRÇOK futbolcu milli takımın kendileri için bir terapi merkezi olduğunu söyledi. Sen de aynı fikirde misin?
DOĞRU. Milli takımda bütün takımlardan oyuncular var. Maçları izleyenler bizim düşman olduğumuzu düşünseler de öyle değil. Milli takımda hepimizin havası değişiyor. Bizi birbirimizden iyi kimse anlayamaz.
- MAÇLARDAN önce bir futbolcunun oynayıp oynamayacağı maç saatinde belli olacak dendiğinde o hep sen oluyorsun. Bunun özel bir nedeni var mı?
Maçlardan önce işgüzarlık yapıp, saat başı takımlardan haber vermeye çalışanlar yapıyor bu haberleri. Böyle bir saçmalık var mı? Bir saatte mi iyileşecek sakat olan bir oyuncu? Şu kabul edilebilir: Sakat oyuncu maç kadrosuna alınır, çalışmalarını yapar, son gün ağrısı sancısı yoksa, hocası da ona görev vermek istiyorsa oynar. Bu da maçtan saatler saatler önce belli olur. Maçın heyecanıyla ağrılarımı unutup oynadığım çok oldu. O başka bir şey.
KİMSE DÜŞMAN OLMASIN
- MİLLİ takım için yeterince fedakarlık yapmadığını düşünüp, adını 'milli sakat'a çıkaranlara ne diyorsun?
Ben milli takım için oynamak istemez miyim? Ben Avrupa Şampiyonası'nda oynamak istemez miyim? Hayatımın sonuna kadar yakalayamayacağım bir fırsat bu. Hayatımı futbola adadım. Kendimi bildim bileli yılda en fazla iki hafta tatil yapıyorum. O tatilde de kendime dikkat etmek zorundayım. Senenin yarısında eşimin yüzünü göremiyorum. Bu kadar fedakarlık yaparken futbol oynamaktan kaçacak kadar saf mı görünüyorum? İnsanlar nasıl bu kadar cahilleşebiliyorlar bir türlü anlamıyorum. Milli takımı sattığımı yazan binlerce mesaj aldım. Fenerbahçe ve milli takım formasını yan yana koyarsam hiç tereddütsüz milli takımı seçerim. Milyonlarca Türk'ü sadece 18 kişi temsil ediyor. Bu fırsat nasıl reddedilir? Fenerbahçe'de oynuyorum diye kimsenin bana düşman olmasına gerek yok. Keşke elimden gelse de milli takımın bütün maçlarında oynayabilsem.
- Euro 2008'e gidemediğin için hala iç çekiyor musun?
HATIRLAMAK bile beni çok üzüyor. Fatih hoca beni onlarca doktorlara gönderdi. Hepsinin söylediği aynıydı. Oynamam durumunda ayağımın kırılma tehlikesi vardı. Maçlar oynanırken tatildeydim ve ayağım çok kötü durumdaydı. Eşimi de alıp denize açıldım. Maçları denizin ortasında izledim. Çünkü kimsenin beni görmesini istemiyordum.
PANİK OLMADIM HİÇ KÜSMEDİM
- MİLLİ takım için alt kademelerde oynayamadan direkt A takımda oynadın. Bu yüzden küsmedin mi hiç?
BÜTÜN arkadaşlarım milli takımda oynarken ben bekliyordum. Tabii ki bu duruma üzüldüm ama hiçbir zaman kimseye küsmedim. Kendime güvenim hiç sarsılmadı. 'Bir şey eksik demek ki' diyordum ama neyin eksik olduğunu bulamıyordum. A takıma seçilmem, seçildiğim ilk maçta oynamış olmamla o günlerin acısını çıkarttım.
- MİLLİ takıma ilk geldiğinde kendini eksik hissetmedin mi?
Pek değil. Fenerbahçe'de de milli takımda da formayı bir anda almadım. Şartlar benim adıma iyi gitti. Bir gün bir şeyler yapacağımdan hep emindim. Hiç panik olmadım.
- GELDİĞİN günden bu yana sende ve milli takımda senin görüşüne göre ne gibi değişiklikler oldu?
Tecrübe kazandım. Geç de olsa milli takımın ne demek olduğunu öğrendim. En çok oyuncular değişti. Hocalar, yöneticiler de değişti. Bu değişiklikler milli takımı ne kadar iyiye götürdü bilmiyorum ama ben olumlu etkilendim. Kendimi çok rahat hissediyorum. Milli takımda geçirdiğim zaman benim için büyük kazanç. Zico'nun beni Cafu'ya benzettiği günü ve Fatih Terim'in bütün tecrübesizliğimle beni milli takıma almasını unutamam. Onlar hayatımın kilometre taşları.
Eşinle kazara tanışman nasıl oldu?
Arabamİ bir arkadaşıma vermiştim. Kaza yapmış. Yanına gittim. Eşim de kazanın olduğu yerin karşısında cafe işletiyordu o zaman. Bize çok yardımcı oldular. O kaza olmasaydı ya da başka bir yerde olsaydı hayatımda en çok değer verdiğim insanla tanışamayacaktım.
Maçları beleş yapardım
İmkanlarının sınırı olmasa ilk yapacağın şey ne olurdu?
İlk olarak maçların statlarda ücretsiz izlenmesini sağlardım herhalde. Ben de zamanında maçlara gitmek isteyip gidemediğim için onları çok iyi anlıyorum. Gücüm olsa Türkiye'de hali harap birçok stadı yenilerdim.
Mevkiimde üçüncüyüm
- KENDİ mevkiinde izleyip, yaptıklarını takdir ettiğin futbolcular var mı?
Maİcon ve Daniel Alves var. Buradan 'Onlar birinci ve ikinci, ben de üçüncüyüm' sonucu çıkmasın. Hiçbir zaman öyle bir iddiam olmadı.
Chelsea maçına dönsem!
l PEKİ zamanı geri çevirebilseydin..!
Böyle bir şansım olsa Şampiyonlar Ligi'ndeki Chelsea maçına geri dönmek isterdim. O maçın 85. dakikasına geri dönüp gol atardım. Sonra bugüne hemen geri döneyim, hiç sorun değil.
Arda'dan Metris ziyareti
A MİLLİ Takım kampında bulunan Arda Turan, dün Metris'e sürpriz bir ziyarette bulundu. Atletico Madrid'e transfer olan milli futbolcu, dün saat 17.00 gibi Metris Cezaevi'ne geldi. Yaklaşık yarım saat içeride kalan Arda Turan, açıklama yapmadan cezaevinden ayrıldı. Arda'nın Ümit Karan'ı ve diğer tutukluları ziyaret ettiği öğrenildi.
BU arada dün Metris'te açık görüş olmadığı için tutuklular ailelerini bugün görebilecek. F.Bahçeli taraftarların da bugün Metris Cezaevi'nin önünde toplanıp gösteri yapacakları öğrenildi.
Okan'dan Emre'ye 100 lira harçlık
Bayramlaşmada G.Saray'dan eski takım arkadaşı olan Emre Belözoğlu, idari menajer Okan Buruk'un elini öptü, 100 TL'lik bayram harçlığı aldı. Okan'dan 7 yaş küçük olan Emre, İdari menajeri ile G.Saray'ın dışında Inter'de de birlikte forma giymişti.
İngiltere ve İspanya'ya artık kapım açık
Bugüne kadar verdiğin röportajlarda Avrupa'ya gitmekte hiç istekli görünmüyordun. 'Olursa olur, olmazsa üzülmem' diyordun. Bu sezon daha isteklisin...
F.Bahçe'de oynamak benim için hayalden de öte bir şeydi. Teklifi aldığımda yaptıklarımı birileri görseydi eminim çok gülerdi. Ancak artık yapabileceğim başka şeylerin, görmem gereken başka yerlerin olduğunu hissediyorum. Türkiye'de yetişen futbolcuların Avrupa'da da başarılı olabileceğini biliyorum. Her futbolcu satın alınabilir. Benim de kapım açık. İstediğim yönde teklifler alıyorum. Kariyerim elbette önemli ama kulübümü kayba uğratmadan gitmek isterim.
- SENİN gidip gitmemen Fenerbahçe taraftarını ikiye böldü. Bir taraf seni bırakmak istemiyor; diğer taraf seni kaybetmek istemese de sırf kariyerin için gitmene sevineceğini söylüyor...
İKİNCİ gruptan yanayım ben. Bugüne kadar Fenerbahçe için elimden ne geliyorsa yaptım. Biraz da hayallerim için, kendim için bir şeyler yapmalıyım diye düşünüyorum. Arda'nın transferini bana sorduklarında 'artık gitmeli' demiştim. Yanlış anlaşıldım. 'Sana ne! Çok istiyorsan kendin git' dediler. Kötü bir niyetim yoktu. Arda Turan'ı rakip olarak değil, Avrupa'da futbol oynamayı hak eden bir insan olarak görüyorum. Benim elimde olan bir şey olsa giderim. Ben isterim ki Avrupa'nın en başarılı kulüplerinde banko oynayan en az bir Türk futbolcu olsun. Bununla gurur duyarım. Bu konuda bencillik yapmaya gerek yok.
- PEKİ sen nerede olmak istiyorsun?
İNGİLTERE ya da İspanya'da olmak isterim.